DKC Dışişleri Bakanlığı: Bakü’nün canice katliamlarının şimdilik ne siyasi ne hukuki ne de ahlaki takdiri yapılmış değil
16:59 / 13.01.2010
Dağlık Karabağ Cumhuriyeti Dışişleri bakanlığı Bakü’de 1990 yılında gerçekleştirilen trajik olayları yorumladı. NEWS.am yorumdan özellikle şunların kaydedildiğini siz okuyuculara sunmakta:
‘13 Ocak’ta Bakü Ermenileri kırımının 20. yılı tamamlanmakta, onlar ‘enternasyonal’ kabul edilen diğer bir Azerbaycan kenti Sumgait’te 1988 Şubatı’nda gerçekleştirilen kırımların doğrudan ve mantıki devamı oldular.
Cezasız kalan bela ölçeğini genişletti. 13-19 Ocak 1990’da, insanlara karşı en canice araçlar kullanılarak, Bakü kırımı, bu ülkede devlet yaratan milletlerden birinin temsilcilerinin, Bakü’nün onur ve iftiharı olan halklardan Ermenilerin, Azerbaycan’ın başkentinden etnik olarak temizlenmesi imeselesine son noktayı koydu. Baküde binlece Ermeni yaşamını kaybetti, sakat kaldı, yüzbinler mülteciye dönüştü. Gerçekten faşistlere yakışır bu vahşette daha çok çocuklar, yaşlılar ve kadınlar kurban oldular.
Sovyet merkezi iktidarının göz boşvermişliği, Sovyet Azerbaycanı yönetiminin sessiz mutabakatı ve katılımıyla, Ermeni meselesi denenmiş Türk aleti soykırım aracılığıyla çözüldü. Ve eğer Sumgait’te Sovyet birlikleri 3 gün ‘geciktiler’, Bakü’de ise bir hafta, ve kente orada artık Ermeni kalmadığında girdiler. Bakü’nün canice katliamlarının şimdilik ne siyasi ne hukuki ne de ahlaki takdiri yapılmış değil. Ermenilere yönelik gerçekleştirilen hunharlıklar Azerbaycan yönetimi tarafından sessizlikle gerçekleştirilmesi gerçeği haykıran bir sinizmdir. Pişmanlığa ilişkin en ufak bir emarenin olmaması, dahası, Ermeni halkına yönelik artan artan tehditler ‘Baküler’, ‘Sumgaitler’, ‘Kirovabadlar’ın hala Azerbaycan’ın resmi siyasetinin gündeminde olduğunu teyid etmekteler. Ve bütün bunların hepsi görüldüğü kadarıyla geçmişten dersler almayan uluslararsı toplumun gözü önünde gerçekleşmekte; değil mi ki kanlı vahşetler uluslararası toplumun boşvermişliğiyle olası olmakta ve bu tüm Azerbaycan sathını kaplamış ve Bakü’de Ocak 1990’da zirvesine ulaşmıştı.
Bakü Ermeni kırımları, Dağlık Karabağ (Artsakh) Cumhuriyeti’nin, Azerbaycan bünyesinde yer almasının imkansızlığı ortaya koyan en ikna edici kanıtlardan biridir.
‘Ermenilere yönelik vahşet Azerbaycan yönetimleri tarafından tüm 20. yy. boyunca düzenli şekilde organize edildi; bu kendi nihai hakları ve özgürlüğünü korumak için mücadeleye çıkan Artakh halkının haklılığının altını bir kez daha çizmekte.’
Cezasız kalan bela ölçeğini genişletti. 13-19 Ocak 1990’da, insanlara karşı en canice araçlar kullanılarak, Bakü kırımı, bu ülkede devlet yaratan milletlerden birinin temsilcilerinin, Bakü’nün onur ve iftiharı olan halklardan Ermenilerin, Azerbaycan’ın başkentinden etnik olarak temizlenmesi imeselesine son noktayı koydu. Baküde binlece Ermeni yaşamını kaybetti, sakat kaldı, yüzbinler mülteciye dönüştü. Gerçekten faşistlere yakışır bu vahşette daha çok çocuklar, yaşlılar ve kadınlar kurban oldular.
Sovyet merkezi iktidarının göz boşvermişliği, Sovyet Azerbaycanı yönetiminin sessiz mutabakatı ve katılımıyla, Ermeni meselesi denenmiş Türk aleti soykırım aracılığıyla çözüldü. Ve eğer Sumgait’te Sovyet birlikleri 3 gün ‘geciktiler’, Bakü’de ise bir hafta, ve kente orada artık Ermeni kalmadığında girdiler. Bakü’nün canice katliamlarının şimdilik ne siyasi ne hukuki ne de ahlaki takdiri yapılmış değil. Ermenilere yönelik gerçekleştirilen hunharlıklar Azerbaycan yönetimi tarafından sessizlikle gerçekleştirilmesi gerçeği haykıran bir sinizmdir. Pişmanlığa ilişkin en ufak bir emarenin olmaması, dahası, Ermeni halkına yönelik artan artan tehditler ‘Baküler’, ‘Sumgaitler’, ‘Kirovabadlar’ın hala Azerbaycan’ın resmi siyasetinin gündeminde olduğunu teyid etmekteler. Ve bütün bunların hepsi görüldüğü kadarıyla geçmişten dersler almayan uluslararsı toplumun gözü önünde gerçekleşmekte; değil mi ki kanlı vahşetler uluslararası toplumun boşvermişliğiyle olası olmakta ve bu tüm Azerbaycan sathını kaplamış ve Bakü’de Ocak 1990’da zirvesine ulaşmıştı.
Bakü Ermeni kırımları, Dağlık Karabağ (Artsakh) Cumhuriyeti’nin, Azerbaycan bünyesinde yer almasının imkansızlığı ortaya koyan en ikna edici kanıtlardan biridir.
‘Ermenilere yönelik vahşet Azerbaycan yönetimleri tarafından tüm 20. yy. boyunca düzenli şekilde organize edildi; bu kendi nihai hakları ve özgürlüğünü korumak için mücadeleye çıkan Artakh halkının haklılığının altını bir kez daha çizmekte.’
NEWS FROM ARMENIA

0 نظرهای شما:
Post a Comment